4 Mart 2010 Perşembe

BEYİN NASIL ÖĞRENİYOR?

Beynin nasıl öğrendiği konusu sırlarını korumakta. Son yıllarda bu konuda yapılan sayısız çalışmalara rağmen daha kat edilecek çok yol var. Fakat 1981’de Roger Sperry adlı bilim adamının beyninin her iki lobundan biri alınan bir hasta üzerinde ortaya çıkardığı gerçekler hızlı öğrenme ve hafıza eğitimi metotlarında çığır açtı.

Son yıllardaki bunca gelişmelere rağmen beyin hala insan vücudunun çalışması hakkında en az şey bilinen organı olma özelliğini koruyor. Bilim adamları birçok kişinin beyin potansiyelinin yalnızca % 4–8 arasındaki bir kısmının kullanıldığını öne sürmektedir.

İnsan beyni yaratılış itibarıyla bir öğrenme programıyla yüklü olarak gelmektedir. Ancak bu programın yanında “kullanıcı el kitabı” mevcut değildir. Zaman geçtikçe öğrenilen bilgi ve becerilerin modası geçmekte ve kullanılmaz hale gelmektedir.

Beynin öğrenme ile ilişkisi nedir?

Ortalama ağırlığı 1,4 kg olan ve insanı diğer türlerden farklı yapan insan beyni, kelimenin tam anlamıyla gizemli bir organ. İnsan beyni çok gelişmiş bir telefon santrali ya da bilgisayara benzetiliyor. Bunun da ötesinde, en gelişmiş bilgisayardan çok daha karmaşık bir yapıya sahip olduğu ve daha hızlı çalıştığı düşünülüyor. Diğer organlardan çok farklı bir yapıya sahip olan insan beyninin çalışma- sına ilişkin bilgiler halen yeter- siz. Beynin nasıl çalıştığı, duyguların nasıl oluştuğu, hafıza ve öğrenmenin mekanizmaları tam olarak bilinmiyor.

Beyin vücuttaki tüm organları kontrol etmekle kalmayıp duygularımızı, düşüncelerimizi ve hayallerimizi yönlendiriyor. Kısacası insanı in- san yapıyor.

1 yorum: